Anasayfa Fotoğraf Galerisi İletişim Haber/ Yazı gönder Linkler Siteyi öner Yöneticiler
Ana Menü
Ziyaretci Sayacı
Pazartesi1090
Salı505
Çarşamba753
Perşembe1033
Cuma1205
Cumartesi1254
Pazar1335
Toplam:4232414
En Çok:3510
Yeni Şiirler
· Bilmem neden böyle derler.
(2072 okuma)
· Dalkaraya Selam.
(1974 okuma)
· Ali-pıse Öl demedi ki öleyim
(2122 okuma)
· Yar halimden bilmedi
(1922 okuma)
· Ali-Pıse göçtü muhtarım
(2290 okuma)
· Perişan Köyler Perişan.
(2078 okuma)
· ÜÇ BEŞ
(1945 okuma)
· Beklerim daha bu sene..
(2148 okuma)
· Bizde
(1848 okuma)
· ANNE
(2058 okuma)

Toplam 122 şiiri kayıtlı
Izlenimler
su ana kadar
11529852
sayfa izlenimi aldik. Baslangiç: 15.Agustos 2006
Köse Yazisi: Isviçre Dedeler (Inanç) Kurulun`da S. Mahmut Utebay

NEREDEN… NEREYE

Türkiye` de bir genel seçim geride kaldı. Peki ne oldu? Geçmișteki olguları gözden geçirerek bu sorunun cevabını vermeye çalıșalım.

Kültürü, dili, inancı yasaklanmıș, ötekileștirilmiș ve ayrıca emeğinin ve ürettiğinin karșılığını alamayan, ișsiz, yoksul ve ezilen tüm kesimlerin bir çoğu birlikte haraket ettiğini seçimlerden önce yapılan etkinliklerden gördük. Olușturulan emek, özgürlük ve demokrasi blokunda; bașta kürt haraketi olmak üzere, devrimci, sosyalist, isci-emekçi… vb. toplumun bir çok kesimini temsil etmektedir. Bu bloka gönül vermiș bütün bireyler, bașta kadınlar ve gençlerin harıl harıl nasıl çalıștıklarını, görsel yayınlarda izledik.

Bilhassa Kürt temsilcilerinin üzerinde birçok baski, engelleme ve tutuklamalar olmasına rağmen yinede yılgınlık söz konusu olmadı. Ayrıca Emek, Bariș, Özgürlük ve Demokrasi Blokunun en önemli özelliği; ezilen, yasaklanan, horlanan, ötekileștirilenlerin sesi, ișcinin-emekcinin sesi, eșit ve özgür kadınlarin sesi, genclerin sesi, memur ve dar gelirlilerin sesi, küçük üretici ve yoksul köylünün sesi, çevreyi ve doğayi koruyanların sesi olmasındandır. Kısaca belirtirsek, bu blokun çok sesliliğin ve çok renkliliğin hakim olmasiydi.

Bu seçimlerde Cumhuriyet tarihinde bir ilk gerçeklești. Avrupa Alevi Birligi Konfederasyonu (AABK) Genel Bașkanı Turgut Öker bağımsız olarak adaylığını koydu. Turgut Öker`in adaylığı biz Aleviler için bir ilktir. Ilk kez Aleviler kendi adı ve kimliğiyle tarihsel olarak bir süreci bașlatmıștır. Tarihsel süreci inceleyecek olursak, bugüne kadar Aleviler kendiler için hiçbir șey yapmamișlar, hep bașkaları için uğrasıp didindiler. Bu da Alevi öğretisindeki insan merkezli ve 72 millete eșit olarak aynı nazarda bakma düșüncesinden kaynaklanıyor. Bencilik, ırkçılık ve milliyetcilik anlayıșına karșı olmasından dolayı, tabi ki çok güzel ve önemli bir olgudur. Cumhuriyet tarihinde bu yana hep bașkalarının kuyruğuna takıldık. Aleviler, artık kendiler için bir șeyler yapılması gerektiğinin farkına vararak, Turgut Öker`in bağımsız adaylığına karar verdiler. Tabi ki gönül isterdi ki T. Öker, kazanıp meclise girmesiydi. Ancak, Alevi kimliğiyle ortaya çıkması, bir ilkin gerçekleșmesi bakımında çok önemli bir bașlangıç olarak görmek gerekir. șunu belirtmek isterim ki, tarih (Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi) boyunca baskılar, sürgünler, yasaklar ve onlarca katliam yașayan Alevi Toplumu, ilk olarak Alevilerin sorunlarını açıkca dile getirildi. Seçim vesilesiyle caddelerde, sokaklarda, meydanlarda… bangır bangır Alevi toplumunun yașadığı sıkıntılar dile getirildi. Eșit vatandașlık sorunu, okullarda zorunlu din dersinin kaldırılması, Cemevinin ibadet yeri olarak kabul edilmesi, Madımağın bir utanç müzesi haline dönüștürülmesi, Dersim, Maraș, Malatya, Çorum, Sivas-Madımak, Gazimahallesi… v.s. gibi  benzeri katliamlarla devletin kendisiyle yüzleșmesi gerektiğini, ulașabildiği bütün yerlere gidilerek anlatıldı.  Belki diyeceksiniz; peki bu sorunlar dile getirildi de ne oldu? Bakınız Kürt Haraketi ilk çıktığında,

Kürtlere dağda yașayan Türkler denildi, kart, kurt… vs. denildi. Peki gelinen așamaya bakacak olursak, kart, kurt olarak nitelendirilen Kürtler, verilen mücadele ile kendilerini kabul ettirmișlerdir. Kürt Haraketinin gelmiș olduğu konumu kabul görmemek veya etmemek için kör ve sağir olmak gerekir. Bu seçimlerde bir ilk daha yașandı, blokta Süryani olan birisinin milletvekili seçilmesiydi.

Bir zamanlar anarșist, terörist, komünist nitelendirilerek varolan devletin anayasal düzenini yıkmak… ve benzeri gibi suçlardan yargılanarak, onlarca yıl cezavinde kalan bir çok aday Emek, Barıș ve Demokrasi Blokunda seçilerek Milletvekili olarak meclise girdi. Blokta Milletvekili seçilen birkaç ismin üzerinde durarak bu durumu açıklamaya çalıșacagım.

Deniz Gezmiș, Hüseyin Inan ve Yusuf Arslan`in idamlarini engellemek için THKP-C ve THKO arasında yapılan eylem birliği neticesinde, Nato dinlenme üssünden 3 görevli Ingilizi kaçırdılar.  Bu eylemde Mahir Çayan ve Arkadașları ihbar sonucu yerlerini tespit eden güvenlik görevliler (Mit, polis, asker) tarafında ablukaya alındı. 30 mart 1972`de birkaç saat süren çatıșma sonucunda Ertuğrul Kürkçü yaralı olarak ele geçirildi. Diğerleri ise Devrim șehitleri olarak tarihe geçtiler. Yeri gelmișken șunu belirtmek isterimki 68 kușağının Devrimci, Sosyalist ve Komünist haraketlerin birlik ve dayanısma ruhu gelișkendi. O dönemde, Devrimci haraketler kendi önderlerini yaratıp; Ibrahim, Deniz, Mahir`le bütünleștirmișler. Iște devrimcilerin güçlerini birleștirilmesi için, gurupçu zihniyet gütmeden, yapılan eylemlerde de bu durumu görmekteyiz. Yukarda Deniz, Hüseyin ve Yusuf`un idamlarını durdurmak için yapılan eylem, yine Ibrahim Kaypakkaya`nın Sinan Cemgil ve arkadașlarını ihbar edeni cezalandırma eylemin yapilması… buna benzer bir çok eylem türlerinin gerçekleștirmesi, Devrimci haraketlerin veya örgütlerin; gurup zihniyetinden uzaklașmıș bir dik duruș sergilemekte olduğunu görmekteyiz. Konumuzu dağıtmadan esas konumuza dönelim. Ertuğrul Kürkçü bir zamanlar anarșist, terörist olarak nitelendirilen kiși, șimdi ise halkın iradesiyle, emek, barıș ve demokrasi blokunda milletvekili olarak seçilmiș bulunmaktadır. Ayni keza Levent Tüzel`de bir çok defa ișkencelerden geçerek tutuklanıp cezavinde yatmıștı. Ama șimde aynı keza O da bu blokta milletvekili olarak seçilmiș bulunmaktadır. Çoğumuz hatırlıyoruz, 1991`de SHP ve HEP itifakiyle milletvekili seçilmiș olan Leyla Zana, Hatip Dicle, rahmetli Orhan Doğan ve Arkadașlarının 2 mart 1994`te dokunulmazlıkları kaldırıldı. Aynı gün mecliste yaka-paça ve zorla nasıl tutuklandıklarını birçoğumuz televizyonlarda izledik. Tutuklanan milletvekillerin bircoğu 10 yildan fazla cezaevinde yatıp çıktılar. Kürt halkı bir çok engel ve yasaklara rağmen kendi temsilcilerini tekrar seçerek milletvekili olarak meclise göndermeyi bașarmıștır. Öyle görünüyorki bu dönemde millet meclisi bir çok krizlere maruz kalacaktır. Zaten ilk krizide halkın iradesiyle seçilmiș bazı milletvekillerin tutuklu olmasından kaynaklanan, yemin etmeme boykotun olmasını hepimiz izledik.

Bu dönemdeki mecliste bir çok kesimin temsilcileri bulunmaktadır. Devletin veya varolan düzenin temsilcileri mecliste varolduğu gibi, Kürt halkının, ișçinin, emekçinin ve ezilenlerin temsilcileri de bulunmaktadır. Belirtmek isterimki, bu kazanimlarin yükselme nedeni; emek, özgürlük ve demokrasi blokun olușması sayesinde meydana gelmiștir. Öyle görünüyorki demokrasi, insan hakları, ögürlükleri yalnız kendisi için kullanan AKP`nin iși çok zor görülmektedir. Nasıl ki, varolan düzenin veya devletin temsilcilleri olan; liberallar, aracılar, tefeciler, dinciler, emperyalizmin ușaği büyük toprak sahipleri ve büyük patronlar var ise mecliste. Artık ezilenlerin, emekçilerin, devrimcilerin, sosyalistlerin, yasaklanmıșların, ötekileștirmișlerin de bu mecliste olduklarini biliyoruz. Yazının bașlığı olarak Nereden… Nereye diye yazmamın sebebi yukarıdaki kısada olsa geçmișten esinlenerek yaptığım değerlendirmelere dayanıyor.

Sonuç olarak șunu belirtmek isterimki, blokun olușturulması önemli bir kazanımdır. Ancak yalnız Seçim bloku için olușturulmuș bir birliktenlik olmamalıdır. Bütün haksızlıklara karșı yapılacak etkinliklerde bir bütün olarak haraket edilmelidir. Blokun olusturulmasi önemli bir baslangıc ve kazanımdır. Esas olarak bu bloku daha da geliștirerek, hatta bir çatı partisi zeminini yaratıp olușturmak gerekir. Blokun içerisinde yer almayan ve bu düzende ezilen tüm kesimlerin, ötekileștirilmiș bütün toplumların temsilcileri yan yana gelerek birlikte haraket etmesini engelleyen sorunları tartıșarak ortadan kaldıracakları inancındayım. Güçlerimizi birleștirirsek, ki o zaman kazanımlarımız katlanarak büyüyecektir. Örneğin; Alevi Haraketi blokun içerisinde niye yer almadı? Bunun sebepleri nelerdi? Bu sebepler derinlemesine tartıșıldı mı? Geç kalınmıș değil. Ne zaman bașlanırsa o bir bașlangıc sayılır.  Aleviliği sosyal ve sınıfsal meselelerden ayrı tutmamak gerekir. Birileri ayrı tutmaya çalıșsa da, Aleviliğin özü olan; haksızlığa ve zalimin zulmine karșı olup, haklının ve mazlumun yanında yer almaktır düșüncesinde haraket etmeliyiz.

Bundan sonraki süreçte, çarkı bozuk düzenin, mayası bozuk olan partilerin, inkarcı devletin karșısına Alevi kimligimizi ve Kürt kimligimizi ortaya koyarak, demokrat, sosyalist ve özgürlükçü olarak tüm ezilenlerin, sömürülenlerin, ötekileștirilmișlerin ve mazlumların haklarını savunmak için GELIN CANLAR BIR OLALIM…  Email: seyidmahmut.u@hotmail.it  

 

Tarih: 17.08.2011 Saat: 22:24 Gönderen: musacoep


 
ilgili Baglantilar
· Daha fazla Köse Yazıları
· Haber gönderen ungutmilyanli


En çok okunan haber: Köse Yazıları:
Kücük üngüt köyün kültür evi

Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayirin:

Mükemmel
Çok iyi
iyi
idare Eder
Kötü

Seçenekler

 Yazdirilabilir Sayfa Yazdirilabilir Sayfa


Copyright © 2008 ungutmilyanli.com Tüm Haklari ungutmilyanli.com\'e Aittir.Web sitemizin içerik kod
yaziliminin bir kismi, php-nuke gurubuna aittir