Anasayfa Fotoğraf Galerisi İletişim Haber/ Yazı gönder Linkler Siteyi öner Yöneticiler
Ana Menü
Ziyaretci Sayacı
Pazartesi1042
Salı505
Çarşamba753
Perşembe1033
Cuma1205
Cumartesi1254
Pazar1335
Toplam:4232366
En Çok:3510
Yeni Şiirler
· Bilmem neden böyle derler.
(2072 okuma)
· Dalkaraya Selam.
(1974 okuma)
· Ali-pıse Öl demedi ki öleyim
(2122 okuma)
· Yar halimden bilmedi
(1922 okuma)
· Ali-Pıse göçtü muhtarım
(2290 okuma)
· Perişan Köyler Perişan.
(2078 okuma)
· ÜÇ BEŞ
(1945 okuma)
· Beklerim daha bu sene..
(2148 okuma)
· Bizde
(1848 okuma)
· ANNE
(2058 okuma)

Toplam 122 şiiri kayıtlı
Izlenimler
su ana kadar
11529772
sayfa izlenimi aldik. Baslangiç: 15.Agustos 2006
Epik uzay destanı başlıyor, Vakıf kuruluyor
Misafir bildirdi: "Bilimkurgu''nun babası Isaac Asimov''un en önemli dizilerinden olan epik uzay destanı ''Vakıf Dizisi''nin tüm kitapları nihayet Türkçede. Üstelik Asimov''un okunmasını tavsiye ettiği sırayla. Yedi kitaplık dizinin altıncısı ama Asimov''a göre birincisi olan ''Vakıf Kurulurken''de hem dizinin kahramanı Hari Seldon''la hem de onun psikotarih kuramıyla tanışıyoruz. Romanın en önemli özelliği ise Asimov''un yaşama bakışını ve edebi tarzını birebir yansıtabilmesi
27/12/2007



OYLUM YILMAZ
Geleceği düşünüyorum, uzak, çok uzak geleceği, mesela günümüzden 11 bin yıl sonrayı: İnsanlık bütün bir galaksiye yayılmış ve milyonlarca gezegene dağılmış durumda, tek bir imparatorluk tarafından yönetiliyor. İnsanların bir zamanlar bir gezegende evet sadece tek bir gezegende yaşadıkları günler unutulup gülünesi bir mitolojiye dönüşmüş, teknoloji ne kadar ileri gidebilirse o kadar ilerlemiş, dünyayı ele geçirmesinden korkulan robot meselesi çoktan çözülüp tarihin unutulan sayfalarına yazılmış... Olabilir mi? Aslında çok da ütopik gelmiyor değil mi bu yazdıklarım. Hatta günümüzden 11 bin yıl sonrası için gayet makul ve mazbut görünüyor bile diyebilirim kendi adıma. Ne de olsa teknoloji, nüfus artışı, robotlar, yaşamak için başka dünya arayışları bugünün meseleleri sayılır, yani 2004 dünya yılının. Ama bundan 60 yıl önce yani dünya yılı 1942''de böyle bir öngörüde bulunsaydım ve bu öngürülerimi kurgulayıp kağıda dökseydim ne olurdu peki? Yanıt yine çok kolay değil mi, elbette bilimkurgunun babalarından biri sayılırdım. Mesela Isaac Asimov gibi. Ve elli dünya yılı boyunca bilimkurgunun merkez figürü olurdum...

Bana bütün bunları düşündüren, hayal ettiren Isaac Asimov''un (anısına ve adına adanan Robot Asimo''nun bu aralar Türkiye''de olması değil elbette) meşhur ''Vakıf'' dizisi. Çok sevilen, çok okunan ama hâlâ tam olarak Türkçeye çevrilmemiş olan bilimkurgu dizisi. Ama sebebi dolayısıyla, iyi bir haberi de barındırıyor bu serzenişli cümle. Çünkü tamamı yedi kitaptan oluşan ''Vakıf Dizisi''nin tamamını basmak üzere kolları sıvayan İthaki Yayınları, dizinin ilk kitabını, ''Vakıf Kurulurken''i, yayımladı. Bilenler bilirler ''Vakıf Kurulurken'' dizinin ilk kitabı değil, dizinin altıncı ve Asimov hayattayken son basılan kitabı. Biraz kafa karıştırcı değil mi? Ama konu da bu zaten, Asimov''un daha doğumundan başlayan, tüm eserlerine ve hayatına yayılan karışıklık. Sürekli yazma, akıldaki binlerce fikirle ne yapacağını bilememe hali. Yine de önce doğumdan başlayayım.

Büyük açıklayıcı

Isaac Asimov''un doğum tarihi tam olarak belli değildir. Ocak 1920 olarak tahmin edilir. Hayatı boyunca hiç Rusça öğrenmeyecek ve kendisini hep ateist olarak tanımlayacak olsa da Rus asıllı bir Yahudidir o. New York''ta büyümüş, kimya okumuş ve hatta biyokimya profesörü olmuştur.

Eğitiminin yanı sıra basılan ilk bilimkurgu hikâyesini henüz on sekiz yaşındayken yazar Asimov. Ve yirmi yaşına geldiğinde, yani ilk hikâyesinin basılmasından sadece iki yıl sonra, otuz ikinci öyküsü yayımlanır: ''Nightfall''. Bilimkurgu yazınını bir tür olarak dünyaya kabul ettirecek metinlerden biridir bu ve o zamana kadar yazılan en iyi bilimkurgu hikâyesi seçilir. Bu hikâye Asimov''un kariyerinde bir çığır açacaktır.

1958 yılına kadar bilimkurgu hikâyeleri yazan Asimov''un edebiyat kariyeri pek çok farklı periyoda bölünebilir. 1957''de tamamladığı ikinci ''Robot'' kitabı ''Naked Sun''dan sonra daha çok edebiyat dışı kitaplar yazan Asimov 1958 ile 1982 arasında sadece dört bilimkurgu romanına imza atar. Bu dönemde yazdığı popüler bilim yazıları ona bilimde ''Great Explainer'' (Büyük Açıklayıcı) ünvanını kazandırır. Shakespeare, İncil ve tarih üzerine yaptığı incelemeler bu döneme aittir. Kariyerinin ikinci yarısı 1982''de başlar ve bu yıldan sonra edebi yaşamı sadece daha önce yazdığı bilimkurgu dizilerini bitirmeye çalışmakla geçer. 1992 yılında bay-pass ameliyatı sırasında yanlışlıkla aids''li kan verilmesi sonucu yaşamını yitiren Asimov''un bilimkurgu dizileri ölümünden sonra bir araya getirilmiştir.

Onun için sıradışı bir yazar demek aslında onu biraz hafife almak demek. Asimov demek, bilimkurgu, popüler bilim, tarih, gizem, şiir, din üzerine yazılmış tam beş yüz metin, Selectronic III IBM daktilosunun başında, sabah 07.00''den akşam 22.30''a kadar yazarak geçirilen saatler, günler demek. Ve hayal gücünü yazıya geçirecek cesaret...

Altınçağ

1940-1950 arasında geçen yıllar Asimov''a göre onun ''Altınçağ''ıdır. İki büyük bilmkurgu dizisine ''Vakıf'' ve ''Robot''a bu tarihler arasında başlar. Daha çok eğlencelik saf macera gibi görünen bu dizilerde insanlığın teknolojik ve toplumsal sorunlarına dair çözümler ön plandadır. Bu dizileri bu denli çekici kılan da budur belki de. Çok uzaklarda bilinmeyen bir zamanda bilinmeyen gezegenlerde geçmez Asimov''un öyküleri. O, buralara dair, insanlığa ve onun geleceğine dair hayaller kurmuş, öngörülerde bulunmuştur. Ama kulağa çok masumane gelen bu cümlelere bakmayın siz, öyle bir hayal ki insanoğlu henüz aya gitmeden başka gezegenlerde koloniler kurmayı, öyle bir öngörü ki daha tost makinası yeni icad edilmişken görünüş olarak insandan ayırd edilemeyen robotlara tüm galaksiyi emanet etmeyi barındırır içinde.

Ancak bu bilimkurgu yapıtlarında hiç seks ve uzaylı olmaması bugün bile eleştiri konusudur. İçinde hiç uzaylı olmayan, sadece insanlardan ibaret bir geleceği kabullenmek bizim için zor tabii. Bir de kadın karakterler meselesi var ki bu da Asimov''un edebiyata olan yaklaşımını açıklar kanımca. Asimov''un kadınları her zaman tek boyutlu olmakla suçlanır. Ama o zaten her seferinde yüksek edebi kaygılarla yazmadığının altını büyük bir samimiyetle çizmiştir ki bir erkeğin kadın karakter yaratması ve onu derinleştirmesi tam da bu kaygıda yatar.

Asimov ise bir erkektir ve erkek gözüyle tanıdığı dünyayı erkek gözüyle öyküleştirmiştir sadece. Asimov''un kurgularının ''paternalist'' yani ataerkil temalara dayanması da yine onun bu bakış açısından kaynaklanır. Ustanın dehası daha çok geleneksel öyküleme çerçevesinde, belli bir mantıksal tutarlılıkta, pek fazla duyusal ve görsel referans vermeyen ilginç fikirler geliştirebilmesinde yatar. Bu, ''Robot'' ve ''Vakıf'' dizilerini efsaneye dönüştüren etkenlerden biridir aynı zamanda.

Dine hiçbir zaman inanmayan Isaac Asimov''a göre "dini temalar olmaksızın bilimkurgu yazmak olanaksızdır" ve yazar çıkışı hakim dini inanışlara karşıt söylemler içeren öykülerde bulmuştur. Ancak Asimov ve kitapları için tamamen dine karşıdır demek yine de mümkün değildir. O, yapıtlarında dini toplumsal bir sistem olarak alıp sorgulamış, dini masaya yatırmış ve onu gelecek zamanda deney kobayı haline getirmiştir.

İlk robot hikâyesinde bir robot dadıyı anlatan ve zamanla işi insanlığı yöneten robotlara kadar ilerleten Asimov''un ''Vakıf'' ve ''Robot'' dizileri için nihai amacı aslında onları farklı kurgusal evrenler içinde yazmaktı. Ancak 80''lere gelince yazdığı kitaplar arasında belli bir tutarlılık sağlama gerekliliği duymuş, hatta bu gereklilikten sıkılıp özellikle ''Vakıf'' dizisini pek çok kez bitirmeye çalışmış ve sonuç olarak da iki diziyi birbirine bağlamıştı.

Asimov, ''Vakıf'' dizisini ''Edward Gibbon''ın ''Roma İmparatorluğu''nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi'' (Arkeoloji ve Sanat Yayınları) üzerine yazdığını söyler. Bu da Vakıf''taki son derece ileri bir teknolojiye sahip Galaktik İmparatorluğun neden feodal ve merkeziyetçi bir siteme sahip olduğunu bir anlamda açıklar. Dev bir imparatorluğun başdöndürücü hikâyesi, zenginlikten ve gelişmişlikten kaynaklanan etkileyici çöküş süreci.

Kahramanımız Hari Seldon ve onun yedi kitap boyunca okuru peşinden sürükleyen ünlü ''psikotarih'' kuramıdır. Psikotarih, toplumların geleceğini tarihe ve kuantum fiziğine dayanarak tahmin edilebileceğine dair bir kuramdır. Ancak bu tahminleri yapabilmek için toplumların bu kuramdan bağımsı bir şekilde, doğal olarak hareket etmeleri gerekir. Hari Seldon psikotarihin gelişimini kontrol etmek için aslında iki vakıf kuracaktır. Birinci Vakıf halktır. İkinci Vakıf ise bir sır. Bilinmeyen faktörlerle uğraşan İkinci Vakfa Hari Seldon dahil değildir. Bu büyük şema dizinin ilerleyen kitapları içinde ortaya çıkan mutand bir savaş lordunun ortaya çıkmasıyla yıkılacaktır. Çünkü bu savaş lordu zihin kontrolü yöntemiyle galaktik tarihe yön verecek; yani kutsal robot yasalarını yıkacaktır...

''Vakıf Kurulurken'' kaçıncı kitap?

Dizinin en etkileyici kitapları Asimov''un 50''lerde yazdığı ilk üçlemedir. ''Vakıf'', ''Vakıf ve İmparatorluk'' ve ''İkinci Vakıf''. Daha sonra 1982''de ''Foundations Edge'', 1986''da ''Foundation and Earth'', 1988''de ''Prelude to Foundation'' (Vakıf Kurulurken)ve son olarak da ''Forward the Foundation'' gelir ki bu son roman yazarın ölümünün ardından eşi tarafından yayıma hazırlanıp basılır. Peki biz niye dizinin birinci kitabı olarak aslında sondan bir önceki kitap olan ''Vakıf Kurulurken''i okuyoruz. Asimov hayatının son yıllarını ''Vakıf'' dizisindeki kurgusal uyuşmazlıkları toparlamaya çalışarak geçirmişti.

Ancak hem bu işten nefret ediyor hem de kendi deyişiyle işin içinden çıkamıyordu. Bunun üzerine okurlarına diziyi dahi iyi anlayabilmeleri ve daha keyifle okumaları için yeni bir okuma sırası önerdi. ''Vakıf Kurulurken'' bu listenin birinci kitabı oldu. İthaki Yayınları da diziyi Asimov''un önerdiği okuma sırasına göre basıyor. Eğer diziyi Asimov''un yazdığı sırayla okumayı tercih ederseniz artık biraz beklemeniz gerekecek.

''Vakıf Kurulurken'', adından da anlaşılacağı gibi, Vakıf''ın ve psikotarihin kuruluşunun, kahramanımız Hari Seldon''un Galaktik İmparatorluğun sahnesine ilk çıkışının hikâyesi. Yirmi beş milyon gezegenden oluşan Galaktik İmparatorluğun baş gezegeni olan Trantor''a bir matematik kongresi için gelmiştir Heldon''lu Hari Seldon ve burada kendi oluşturduğu psikotarih kuramına dair etkileyici bir makale sunmuştur. Bu sunumun hemen ardından da kendini kırk milyar nüfuslu baş gezegen Trantor''un bekçiliğini yapan yirmi beş milyon gezeginin imparatoru Cleon I''in karşısında bulur. Hari Seldon kısa bir süre içinde anlayacaktır ki hem iktidar hem de iktidar karşıtı tüm etkin güçler artık onun ve kuramının peşindedir. Yani geleceği kontrol etmenin... Ve kaçış başlar. Henüz kendisinin bile emin olmadığı kuramını hiçbir gücün çıkarına kullanmamaya çoktan karar vermiştir. Ancak garip bir şekilde yollarının kesiştiği Hummin adlı gazeteci onu önce kuramını geliştirmeye ve sonra da en büyük güç olan insanlık adına kullanmaya ikna edecektir. Zira büyük Galaktik İmparatorluk artık çökmek üzeredir.

Hari Seldon kaçışı sırasında insanlığın çeşitli tarihi evrelerini andıran, farklı yapılardaki bölgelere gider. Bu bölgelerin hepsi Trantor gezegenindedir ancak hepsi bambaşka dünyalar gibidir. Bu farklılıklar onun önünü açacak ve toplumların geleceğine dair karışık kafasında ışık yakacaktır. Asimov bu bölgeler aracılığıyla insanlığın bugüne kadar kurduğu toplumsal ve siyasal sistemlere göndermeler yapar, onları olduğu gibi kabul eder, çeşitli çözümler sunar. Hari Seldon''ın kaçışı sırasında öğrendiği çok önemli bir şey daha vardır; robot efsaneleri. İnsanlık milyonlarca yıl önce kendilerine benzeyen robotlar üretip sonra da bunların kontrolden çıkmasıyla hepsini ve bu teknolojiyi yok etmişlerdir. Ancak bazı bölgelerde insanlar yirmi milyon yıldır yaşayan tek bir robot olduğuna inanmaktadırlar. Hari, işte bu inanışın peşine düşecek ve vakfını kuracaktır.

''Vakıf Kurulurken'' son derece beklenmedik bir biçimde, sabırlı okuyucuya sabretmesinin mükafatını vererek sonuçlanıyor. Asimov, oyununu hiç beklenmedik bir anda, tüm ümitlerin kırıldığı noktada oynuyor ve kısacası okurunu bir tanesi yaklaşık yedi yüz sayfa tutan dizisinin içine çekmeyi başarıyor.

Asimov''un Galaktik İmparatorluğu görkemli ama gereğinden fazla gerçek, her bilimkurgu eseri gibi, edebi bir kaçıştan ziyade, insanlığa bir uyarı niteliğinde, en önemlisi de Asimov''un amacı ve inancıyla birebir örtüşüyor: Toplumun başarıları ve sorunları insanlardan kaynaklanır sadece ve insanoğlu hem tüm sorunlarından kendisi sorumludur hem de bunları çözmeye muktedirdir.

Robotun ahlâklısı makbuldür

Tüm kurgusal karışıklıklara rağmen Asimov''un robotlar hakkındaki fikirleri gayet nettir. İnsanlığın robotlara karşı alması gereken en önemli güvenlik önlemi, onların ahlak sahibi olmalarını sağlamaktır sadece. Robotların kontrolden çıkmamasının tek yolu budur. Şu anda gösterimde olan ''Ben, Robot'' filmini izleyenlerin de hatırlayacağı gibi, yazar o ünlü üç robot yasasını da bu şekilde oluşturmuştur:

1-Bir robot hareketleriyle ya da kayıtsız kalarak hiçbir insana zarar veremez.

2-Birinci yasayla çelişmediği sürece robotlar insanların emirlerine uymak zorundadır.

3-Birinci ve ikinci yasayla çelişmediği sürece tüm robotlar kendilerini korumakla yükümlüdür.

Ustanın tüm robot hikâyeleri, ''Robot'' ve ''Vakıf'' dizisi bu yasalar etrafında gelişir. Bu arada yeri gelmişken söyleyelim ''Ben, Robot'' filminin kitabıyla pek de bir alakası yoktur.

Türkçede Asimov

ASİ GEZEGEN TYRRAN, Baskan Yayınları, 1983/UĞURSUZ GEZEGEN GALACTİCA, Baskan Yayınları, 1983/ÇELİK MAĞARALARI, Baskan Yayınları, 1983/PATLAYAN GÜNEŞLER, İnkılap Kitabevi, 1989/VAKIF VE DÜNYA, Atın Kitaplar, 1990/İNSANLIĞIN GELECEĞİ, Cep Kitapları, 1991/BEN ROBOT, Altın Kitaplar, 1992/BİLİNMEYEN TEHLİKE, İnkılap Kitabevi, 1993/MELEZLER VENÜSTE, Altın Kitaplar, 1993/YERYÜZÜ VE UZAY, İnkılap Kitabevi, 1994/DÜNYA DIŞI UYGARLIKLAR, Cep Kitapları, 1994/UZAYIN BEKÇİLERİ, Altın Kitaplar, 1995/UZAYIN SINIRLARI, İnkılap Kitabevi, 1995/ÜÇ ROBOT YASASI, Atın Kitaplar, 1996/ İMPARATORLUK, Altın Kitaplar, 1997/SONSUZLUĞUN SONU, Cep Kitapları, 1997/DÜNYA HEPİMİZE YETER, Cep Kitapları, 1997/GÜLE GÜLE DÜNYA-SON ÖYKÜLER, Sarmal Yayınevi, 1997/KARADUL BULMACALARI, İnkılap Kitapevi, 1998/ROBOT ÖYKÜLERİ ANTOLOJİSİ, Us Yayıncılık, 2000/ MARSLILAR, Cep Kitapları.

Kaynak: Radikal.com
"

Tarih: 27.12.2007 Saat: 16:41 Gönderen: musacoep


 
ilgili Baglantilar
· Daha fazla Kültür Ve Sanat
· Haber gönderen ungutmilyanli


En çok okunan haber: Kültür Ve Sanat:
GÜNEŞ BAHÇESİ ANADOLU

Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayirin:

Mükemmel
Çok iyi
iyi
idare Eder
Kötü

Seçenekler

 Yazdirilabilir Sayfa Yazdirilabilir Sayfa


Copyright © 2008 ungutmilyanli.com Tüm Haklari ungutmilyanli.com\'e Aittir.Web sitemizin içerik kod
yaziliminin bir kismi, php-nuke gurubuna aittir